BLOG3 yorum var - 24 Haziran 2008 03:20Nokta koymuştum oysa, bir kesme işareti değildi o kaldığı yerden devam edemezdi. Hatta hiç paragraf başı olmadı ki, bir başlık bile koymadık hiç.. Belki de başlığı olmadığı gibi bitişi de o yüzden olamıyor. Neden diye soruyorsun bana noktalamama inanmıyorsun, ünlem ünlem.. Kesme işareti olduğuna beni ikna etmeye çalışıyorsun. Önce direniyorum sana, noktaydı o bitti diyorum. Nokta ise neden parantez açıp seninle konuşuyorum bilmiyorum. Hep bu soru işareti yüzünden diyorum kendi kendime.. Oysa sen hiç sevmezsin soru işaretlerini.. Üç nokta olsaydı bari diyorsun, bitmesin istiyorsun... Bense hüzün dolu bir parantez daha açıyorum sonu üç noktayla biten.. Bir sürü madde sıralıyorum kopkoyu noktalar olan başında.. Uzun bir sessizlik oluyor bir sürü noktanın olduğu.............. 3 yorum var - 31 Mayıs 2008 23:33bir martıyı ağlattın işte bir çocuk garanti intihar eder artık kütür kütür küfrediyor gece imanıma bir yaprak kırılıp suya düşüyor su yaralanıyor su kanıyor şelale! ah nasıl titredim tensiz bir piyanist büküldü sanki kesişen ayrışık doğrular gibi çarpışıverdim yüzünle. Yüzün öyle düzgün suna bir elyazısı yüzün yüzüme aksedince yüzün ayna alnımda yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı! bitmemiş bir ömrün yalanısın sen: kabuslarımın tabiri çocukluğumun arta kalanısın! öldüreceğim kendimi dudaklarınla dudaklarin etle, şehvetle seferber sen! bana inen son kutsal kitap son fakir yatır son aciz peygamber! bir martıyı ağlattın işte bir çocuk garanti intihar eder artık küçük İskender 8 yorum var - 22 Mayıs 2008 22:37En güzel yastığın nedir?' diye sorsalardı bana, hiç tereddütsüz 'yarın' derdim. Yastık. Başımı usulca bırakıp kendimi unuttuğum yer. Yastık. Gözlerimi kapatıp gövdemi sessizce, dertsizce yarına taşıdığım dem. Yarın. Bugünün telaşlarını savurup fırlattığım loş uçurum. Yarın.. Bugünün ellerinden ellerimi çekip hayatla bağlarımı koparmama bahane eylediğim boşluk. 'Nasılsa yarın var!' deyip de an'ın üzerimizdeki keskin hükmünü törpülüyor değil miyiz? 'Yarın yaparım!' deyip de günün içinden duygularımızı, aklımızı, yeteneklerimizi, hasılı varlığımızı çekiyor değil miyiz? Kapatmıyor muyuz gözlerimizi bugünün güneşine, nasılsa yarın güneş yeniden doğacak diye? Kapatmıyor muyuz gönlümüzü bugünün aşkına, önümde çok uzun yıllar var diye? Sevdiklerimizi küstürüyoruz, sevenlerimizi kırıyoruz, umarsız bir maske takıyoruz bugün. Nasılsa yarın telafi ederim diye. Çekmiyor muyuz ellerimizi en ciddi işlerin eteğinden daha zamanı gelmedi diye? Alıp gölgemizi her akşamın hüsranına yatırmıyor muyuz? Sanki hiç yokmuşuz gibi, hiç var olmamışız gibi geçmiyor muyuz günün içinden? Hasretlerimizi, hayallerimizi, ümitlerimizi, beklentilerimizi, özlemlerimizi zamanın kanına katmadan, elimizde meyvesiz kuru tohumlarla kala kalmıyor muyuz? Yo, yo, suç yarının değil. Yarının ayağımıza gelir gelmez adını 'bugün' diye değiştirdiğini unutan bizlerin suç. Yarınlara güvenip de bugünü eğretileştirirken, yarınların birinde kendisine geniş zamanlar düşeceğini hayallerken, 'dün'lerde 'yarın' diye idealleştirdiği bir 'yarın'ı daha elinin tersiyle ittiğini fark etmeyende suç. Bizde! Sahi, bugüne kadar kim 'yarın' gerçekleştirmiş başarısını? 'Yarın' ödev yapan öğrenci oldu mu acaba? Yazısını 'yarın' yazmayı başaran bir yazar olmuş mudur? Hayır, hayır, içimizden hiç kimse 'yarın'ı yaşamadı, yaşamıyor, yaşamayacak. Yarınların hepsi bugün oldu, oluyor, olacak. Bugün'e kendini yakıştıramayan, yarınların hiçbirinde gününü gün edemeyecek. İmrendiğimiz o başarı öykülerinin hepsi kahramanlarının 'bugün'ünde gerçek oldu. Bir ömre rengini, istikametini veren kritik kırılmaların hepsi sıradan bildiğimiz herhangi bir saatin içinde olup bitti. 'Yarın'a, 'az sonra'ya, 'hele dur, zamanı değil!'lere yaslananlar, 'bugün'lerin içinde siliniverdi, 'şimdi'nin kalbine can olamadı, 'an'ın göğsünden çekildi. Hiç dokunmadan geçtiler zamanın içinden. Hiç yaşamamış gibi sürüklendiler bugünden yarına.. İspat etmemi ister misin? Ben de bu kısa yazıyı sürekli 'yarın'lara erteledim. Ama sonunda oturdum ve yazdım. Ellerimi bilgisayarımın tuşlarına bağladım, koltuğumda hapsettim gövdemi, kalbimi bu satırların karasına mahkûm ettim. Yazıyı, 'bugün' yazdım, 'şimdi' bitirdim. Sen de 'yarın' okuyamayacaksın bu yazıyı. Eminim 'bugün' okuyor olacaksın. Bugünü uyanık geçirmek istersen, 'yarın' yastığını başının altından çek, sevgili zamane! İyi uykusuzluklar! 7 yorum var - 11 Mayıs 2008 12:11Bir parca güneşle gelirdin karanlığıma.hüzün zamanından kalmaydı yüzün, yüzün sokaklardan kalmaydı... gitmeseydin yüzümü sürerdim daglarının eteklerine. gitmeseydin .. kuşlardan arta kalan hasretini kucaklardım pervazdaki.ılgıt ılgıt getirirdi kokunu.segah makanımda dem tuttururdu.. gezdigin sokak aralarında yitirirdim aklımı.su topraga karışırdı, yaprak topraga, toprak alabildigine sukuta, sukut alabildigine icime .. gezdigin sokaklara icinde devlesen bir öfkenin , sınırlar ötesi bir özlemin bildirisini okuyup geri dönerdin bana . yetecek mi yüregim sana? 13 yorum var - 10 Mayıs 2008 20:32Bunun zamanı gelmişti artık kabul et.Yani daha ne kadar bekleyebilirdim ki….!! Sen ne zannediyordun hiçbir şey değişmedi hep aynı kaldı diye mi düşündün?Aramızda hala onca tanımlayamadığım karartı dolaşıp dururken üstelik. 28 yorum var - 09 Mayıs 2008 23:5523 yorum var - 15 Nisan 2008 19:46Şarap tadındaki kokunla sevdalı tenime doğuyor önce güneş, sabahın ilk ışığını gören gözlerime doluyorsun sonra... Kalkıp aynadaki yüzüme bakıyorum, sen varsın, anla. Sana bakıyorum, gözlerimin içindeki kendime. Nedeni yok, nedensiz buluyorsun yolunu, biliyorsun çünkü; sana ait kaldığımı. 14 yorum var - 10 Nisan 2008 11:27tabi bu ağırlık kelimesini birde ağarlık olarak kullananlarda var....biz bunları türk dil kurumunun bağışlamasını istiyor,böyle zavallı,iki kelimeyi bir araya getiremeyen,getiremediği gibide birde üstüne blog yazısı yazan insancıklarada dötümüzle gülüyorus....:))))) 11 yorum var - 23 Mart 2008 15:05Kraliçe ve Ayna Diyalogları 2.- ayna ayna söyle bana, en güzel kim bu dünyada? 3.- ayna ayna, yoksa arkanda gizli kamera mı var da birisi benle dalga mı geçiyo? 5.- ayna ayna söyle bana benden güzeli var mı bu dünyada? 6.- ayna ayna söyle bana pamukprensesten güzeli var mı bu dünyada? 7.- ayna ayna söyle bana, en güzel kim bu dünyada? 9.- ayna ayna söyle bana, en güzel kim bu dünyada? 10.- ayna ayna söyle bana, en güzel kim bu dünyada? 11.- ayna ayna, söyle bana, soğuk füzyon nasıl olmakta? 13.- ayna ayna, söyle bana, benden güzeli var mı şu dünyada? 14.- ayna ayna söyle bana benden güzeli var mı şu dünyada? 16.- ayna ayna sööle bana, benden güzeli var mı şu dünyada? 17.- ayna ayna söyle bana... 18.- dunyanin en guzeli cindy crawford'tur 19.- ayna!!!!!!! ayn ... 20.- ayna ayna, var mi benden guzeli, alimlisi, zeki cevik ve ahlaklisi 21.- aaaaynaaa 25.- ayna ayna söyle bana, benden güzeli var mı bu dünyada? 26.- ayna ayna en yakışıklı kim bu dunyada? 27.- ayna ayna söyle bana... 28.- ayna ayna söyle bana 29. bir karikatürden 30.- ayna ayna... barış artık benle be yanlışlıkla kırdık seni 31.- ayna ayna söyle bana blablabalbla...... 32.- şöyle biraz açıl da harikalar diyarına geçiim be ayna 33.- ayna ayna, soyle bana... 34.- ne var lan yine, ne vaaaaar? 35.- ayna ayna soyle bana, ne olcek bu memleketin hali 36.- ayna ayna soyle bana, benden guzeli var mi su dunyada? 37.- ayna ayna.... tuzu uzatsana!! 38.- ayna ayna söle bana... 39.- ayna ayna söyle bana..benden guzeli bu dünyada...varmola? 9 yorum var - 23 Şubat 2008 21:23Sefalet Yüklü Duygulara Asılı Kalmış Sevdam….Öfkeli Bir Dile Gelişin Bıraktığı İzler Var Mısralarımda…..Sineme Saplı Kalmış Bir Sevdanın Yarası Hala İyileşmiş Değil….Sinir Harbinde Şimdi Bakışlar….Öfke İle Harmanlanmış Gözlerim; Siyah Ummanlar Da Fırtınalı Haykırışlar Sunuyor Dalgalara…. Benim Değil Bu Bakışlar….Benim Değil Bu Öfkeli Gözler…Benim Değil Bu Kan Kusan Kelimeler….Hepsi, Ama Hepsi Senin Eserin….Yitmişliğe..! Bitmişliğe..! Sefilliğe İtilişin Haykırışlarıdır Bunlar….Gazap Bulutları Selamlarken Gökyüzünü, Yine Gözyaşı Bırakıyor Daha Hasat Tutmamış Sevdalarımın Üzerine…. Ayrılık Kol Geziyor Sokaklarım Da…Yine Hüzün Şarkıları Çalınıyor…Yine Şarkılarda Hep Sen…Yine Ömrümce Adım Adım, İsmini Sayıkladığım Kaldırımlar….Çal Kemancı Yine Bu Akşam, Tüm Acılarım Sağnak Misali Dökülüversin Şakaklarıma…. Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim Diyen Sesi Bölsün Bu Hıçkırığım….Yakıcı Ateşler Kussun Gözlerim Kararan Geceye….Ay Bir Başka Renk Alsın Semada…Yıldızlar Dökülsün Tek Tek Gökyüzünden….İnleyen Nağmelerde Hep Adın Kalsın…. Umutlarımla Büyüttüğüm Sevdam Boynunu Bükmüş…..Gözlerim, Sevdan Yüzünden Gözyaşlarını Bak Çoktan Dökmüş…Gün Kararmış, Gece Ansızın Çökmüş….Yine Çorak Bırakmış Yüreğimi Sevdan….Yine Sol Yanım Alev Alev Yanmamaya Devam…. Baygın Bakışların Temayülünde Saklı Bırakıyorum Sevdalarımı…..Geceye Gömüyorum Adını….Nefret Tohumlarını Bırakıyorum Kaldırımlara…Seni Bir kış Sabahı Seven Yüreğim; Bir kış Akşamı Terki Diyar Ediyor..... |